DevrikYazilar »

Cevrecilik

Çevrecilik


Çevreciliğe bakışım genel olarak Rahman Suresi'nin 7, 8 ve 9. ayetleriyle belirlenmiştir. (Link verecektim, lakin baktığım beş mealin hepsi "terazi"den bahsetmekten "denge"ye fırsat bulamamışlar. Mesela 5 ve 6'yı "Güneş ve ay [O'nun buyruğu doğrultusunda] kendileri için belirlenen yörüngelerde (<font class="dipnot">Lafzen, "belli bir hesaba göre"</font>) akarlar; yıldızlar ve ağaçlar [O'nun önünde] yere kapanırlar." diye, 10'u "O, yeri, bütün canlı varlıklar için genişletip yaymıştır" diye anlattıkları ve surenin girişi  yeryüzüyle alakalı olduğu halde, aradaki ayetlerde "terazi"den bahsediyorlar, "mizan" için.) Ayetler hakkında

<blockquote>Ve gökleri yükseltti ve bir denge koydu; dengeden şaşmayın;  ince bir adalet takip edin ve dengeyi bozmayın.

</blockquote>şeklinde bir fikir vermek mümkün.

Buna bir de Hz. Peygamber'in mesela gusle 4 litre kadar su ayıran sünnetini ekleyince aslında söyleyecek pek fazla bir şey kalmıyor, "biz zaten buradaydık" dışında...

Yine de, işte, Müslümanların İslam'da saltanat olmadığını gavur "Cumhuriyet"i icad ettikten sonra keşfetmesi gibi; aslında İslam'ın bir "çevre dini" olduğunu da yeniden keşfetmeleri gerek...

***

Bana bu işlerde karikatür olarak gelen elinde torbayla plajdaki mendilleri toplayıp çevreyi kurtardığını iddia eden insanın hali. Bu işin temelde bir ekonomi meselesi olduğunu farkeden ve Batı medeniyetinin hemen her şeyi sömürmesi gibi, dünyayı da sömürmesinden kaynaklandığını gören insanlarınsa yapabilecekleri çok fazla şey yok...

Felaket tellallığı yapmak istemem, yine de görebildiğim kadarıyla yaşadığımız gibi durumlar genelde bir felaketle sonuçlanırlar. Tüm ekonomik sistemi yeniden inşa etmeyi gerektirecek bir felaket olmadığı sürece zaten bu gidişin eninde sonunda çevreyi kirletmesi, kalan ormanları yok etmesi, tabiatı "kafasına göre" yeniden biçimlendirmeye çalışması doğal. Mesele kimin kafasına göre olacağında düğümleniyor zaten, kimisi "yeryüzünün ısınması insanın yaptıklarından" diyor, kimisi de "bu ısınma doğal" diyor vs.

Çevrecilik adına yapılansa laf üretmek... İnsanların daha çok tüketmeleri üzerine kurulu bir ekonomik sistemin üstüne çevrecilik, afedersiniz, "eşek cinsel organına kelebek" gibi duruyor. İnsanın tabii hali daha çok tüketmek olduğu sürece ve dahası çevrecilerimiz de diğer insanlar kadar çok tükettikleri sürece, Kapitalist sistemin bir yerde yaptığını diğer yerde bozması, bugün havayı kurtarırken suyu kirletmesi, suyu kurtarırken toprağı kirletmesi mukadder...

Bilgisayarsız, cep telefonsuz, arabasız, elektriksiz yaşamak mümkün mü? Dahası bunlarsız "mutlu" yaşamak mümkün mü? Dahası insanların genelinin bunlar olmadan yaşamasını temin etmek mümkün mü? Hadi ben arabasız yaşadım diyelim, her yere yürüyerek gittim; bu sistemin işleyişinde bir değişikliğe sebep olacak mı?

İşte bu sebeple bugünkü çevreciliği bir "bilinç avcılığı" olarak da görmek mümkün. Çevreyle ilgilenebilecek kadar hali vakti yerinde insanların sayısı zaten az, asıl mesele bu azınlığın daha pahalı bir takım eşyaya "çevre dostu" diye para vermesi değil; insanların genelinin ürettiği, tükettiği ve yaşadığının yeryüzüne zarar vermemesi... Yoksa ben bilinçli olup daha az üretsem ve tüketsem bile, ABD ve Çin'in veya başka yerlerin daha az üretmesini kontrol edecek bir güce sahip olmadığımda, onların sebep olduğu kirlilik beni de vuruyor. Onları kontrol edecek güce sahip olmak içinse onlardan daha fazla üretmem lazım... Bu da onların yerini benim almam demek.

Temiz çevre hedefi için en başta bir ahlaki ve ekonomik sistem sunmak, bunun uygulanabilir olması, bilim-kurgu gibi durmaması falan gerekiyor... Yoksa "ABD Kyoto Protokolü'nü imzalamıyor" diye her gün gösteri yapmanın ne faydası olacak? Neticede hepimiz o ABD'nin ekonomik sistemi içinde "hayat" bulurken?

Cep telefonunu kapatamayan insanlar, Allah aşkına, çevre adına gerçekten bir eylem ortaya koyabilirler mi?

İşte bu sebeple bir felaketle neticelenmediği sürece, insanların bilinçli olarak bugünkü düzeni terk etmelerini pek beklemiyorum. Felaket kapıda mıdır bilmem, yine de Kur'an'da (ve hayatta) gördüğüm insanların bu gibi durumlarda pek de bilinçli hareket etmedikleri ve uzak veya yakın bir felaketle neticelenmediği sürece bozuk düzenlerini değiştirmeye yanaşmadıkları...

***

Bugün Allah rızası için suyu aynen Peygamberinin söylediği gibi boşa harcamayan, "o olsa bu çöpü yere atar mıydı?", "o olsa oraya gitmek için arabaya mı, otobüse mi binerdi, yoksa yürür müydü?", "o olsa çevreci kampanyalarda yer alır mıydı?" diye soran insanın yaptığı bütün çevrecilik öğretilerinden daha makbul görülebilir.

Allah'a ve Resul'üne inanmayan ise, kendini "bilinçli" ilan edip bir takım fikirlerin peşinden koşabilir, tüketimin peşinde koşmaktansa elbette bu daha iyidir. Yine de ben Dostoyevski'nin "Tanrı yoksa her şey mübah" derken en az bugünkü çevreciler kadar "bilinçli" olduğunu düşünmeye devam edeceğim.

(2007-04-10 08:03:35)

Son Değişiklikler

Yazıları Eposta İle Al

Türkçe

English

Mercektekiler

edit SideBar

Page last modified on July 19, 2007, at 10:05 PM EST - Powered by PmWiki

^