Bilgi
Eğer bildikleri bir insanı daha iyi bir insan yapmıyorsa, daha kötü bir insan yapıyor.
İnsanlar ne olursa olsun bilmeye pek önem veriyorlar. Sonunda insanı bildiğinin anlamı üzerine düşünmekten alıkoyacak kadar çok bilginin bile iyi olduğunu iddia ediyorlar.
Pek çoklarını gördüm, sağda solda gördükleri felsefecilerin sözlerini aktarıp, hayatlarına dair herhangi bir ışık üretmesine izin vermeyen... Bir anlamda dedikodu bu, falanca şunu demiş, filanca bunu demiş. Dedikodusunu yaptığımız insanlar yüz yıl veya beşyüz yıl önce yaşamışlar, ne farkeder? Sonunda hayatımıza sadece boş laflardan ibaret isimlerini katmıyor muyuz?
İnsanların bana sırf daha çok dedikodu bildiğim için özendiklerini farkediyorum zaman zaman. "Ne kadar çok şey biliyor"muşum. Hmm. Evet. Hamallık. Eşeklik. Katırlık. Özendikleri şeye bak.
Sırtındaki yükle çölde su arayan adam gibidir aslında bilgiyle hakikati arayan. Bırakabilse daha kolay arayacaktır, ancak o kadar değerlidir ki taşıdığı yük, susuz kalmayı bile ona tercih eder.
İnsanlar hayatlarında bir fark yaratmayacak şeyleri sadece gösteriş yapmak için öğreniyor. "Falancayı da biliyorum, filancayı da biliyorum... Ama hayatım berbat durumda, zaten bilenler hiç mutlu olamadılar ki, başım kafdağı kadar yüksek ve yalnız..."
Bilgi yüktür, hazmı zor belki imkansız bir yemek, insanın bilmekle veya bildiğini sanmakla imtihanı. Cehaletle imtihandan daha zor bir imtihandır ilimle yapılanı. Cahile bilmediğini göstermek kolaydır, "alim"e anlatmaksa hemen hemen imkansız.
"Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu" diyor ayet, buradan düz anlaşılan şey bilgi hamallığının övülmesidir, ancak bir de şöyle bakın: Eğer bildikleri insanı bilmeyenlerden farklı yapmıyorsa, bilmiyor demektir.
"Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum"u da böyle okumak mümkün: Hz. Ali ilimde o kadar yüksekti ki, ona bir harf öğretecek bile kimse yoktu, kimsenin kölesi olmadığını göre...
"İlim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttılar" diyor zira kendisi.
(2007-01-28 00:51:48)